SOL Parti Mersin'de yürüdü: "Halk için bütçe, demokratik Türkiye"
SOL Parti, Aralık ayı boyunca sürecek emek yürüyüşlerinin ilkini Mersin’de gerçekleştirdi. Yurttaşlar “Sermayeye değil emekçiye bütçe” diyerek yoksulluğa, adaletsizliğe ve tek adam rejimine karşı sokakta taleplerini yükseltti

Çağdaş Oğul ARI
SOL Parti’nin Aralık ayı boyunca gerçekleştireceği emek yürüyüşlerinin ilki bugün “Halk için bütçe, demokratik Türkiye” sloganıyla Mersin'de gerçekleşti.
SOL Parti Mersin İl Örgütü’nün çağrısıyla Yenişehir ilçesi Güvenevler Parkı’nda buluşan yurttaşlar Alanya Sokağı’nda “Sermayeye değil, emekçiye bütçe”, “Söz yetki karar iktidar halka” sloganları ile yürüyüş gerçekleştirdi.
Emekli yurttaşların da yoğun katılım gösterdiği yürüyüşte ilk sözü Tüm Emeklilerin Sendikası adına Ali Kenan Nacar aldı. Nacar, geçen hafta Ankara'da gerçekleştirilen emekli mitingini hatırlatarak mitinglerde bir araya gelmenin ve talepleri haykırmanın önemini vurguladı.
"İNSANCA YAŞAM"
Burada gerçekleşen basın açıklamasını SOL Parti Yenişehir İlçe Sözcüsü Tuğçe Mutluay Öztürk okudu. “İşçinin, emekçinin, köylünün, emeklinin, gencin kanını emen bu vampir düzenine hayır" diyen Öztürk, "Ekmek, adalet ve insanca yaşam için sokaklardayız" ifadelerini kullandı. Öztürk'ün okuduğu açıklamada, "23 yıllık AKP iktidarı ve 10 yıllık Cumhur İttifakı, sekiz yıllık tek adam rejimi ülkemizi koca bir bataklığa sürüklüyor. Bir yandan antidemokratik uygulamalar, diğer yandan tüm muhalifleri susturma ve tutuklayarak baskı altına alma politikaları ve nihayetinde emekçiye, emekliye düşman ekonomik politikalar" denildi.
"SOYGUN DÜZENİ KURULDU"
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Türkiye’de bir soygun düzeni kuruldu! Zenginler daha da zenginleşsin diye milyonlarca insan yoksulluğa itiliyor. Nas, faiz tartışmaları, IMF patentli Şimşek programı derken tarihin en büyük servet transferi gerçekleştirildi. Ülkenin yüzde 20’si servetin yüzde 80’ine hükmediyor; halk açlıkla boğuşuyor.
Fabrikalar, işyerleri işçi mezarlığına döndü. MESEM adı altında çocukların bedenleri bile sömürüye sürülüyor. İşçinin, emekçinin, köylünün, emeklinin, gencin kanını emen vampir bir düzen kurulmuş durumda. Gençler işsizliğe mahkûm ediliyor; emekleri çalınıyor, diplomaları değersizleştiriliyor. Milyonlar geleceğini yurt dışında ararken Türkiye sermaye için bir köle pazarına çevriliyor. Vampirleşmiş düzen toprağı işlenemez kıldı; doğayı, limanları, madenleri emperyalist tekellere peşkeş çekti. Bu soygun düzenini emeğin isyanını büyüterek, isyanlarımızı birleştirerek yeneceğiz!
Karanlıktan çıkış, bir avuç sömürücünün hizmetindeki tek adam rejimine son vermekten geçiyor. Bu rejim sermayenin, tarikatların, mafyaların rejimidir. Bizler, emeğiyle geçinen milyonlar, kazanmak için birleşmek ve örgütlenmek zorundayız!"
SOL Parti Mersin'de yürüdü: "Halk için bütçe, demokratik Türkiye"https://t.co/q1pGQ2FsYM pic.twitter.com/gOrwZYQYnH
— BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) December 13, 2025
"EMEĞİN TÜRKİYE'SİNİ BİRLİKTE KURALIM"
Eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı; ekmek, adalet ve insanca yaşam için birlikte mücadele etmeye çağrı yapılan açıklamada "Emeğin Türkiye'sini birlikte kuralım" denilerek talepler şöyle sıralandı:
">> Kaynakların sermayeye değil; halka, kadınlara, gençlere, çocuklara ve toplumsal ihtiyaçlara ayrıldığı emekçinin söz ve karar sahibi olduğu bir ülkeyi hep birlikte kuralım.
>> Servet Vergisi olmadan vergide adalet olmaz. Dolaylı vergilerle emekçilerin cebine el uzatan bu düzene son verelim.
>> Kaynakların, faize, silaha ve yandaş teşviklerine akmasına son verelim; ülkenin kaynakları eğitime, sağlığa, istihdama aktarılmalıdır. Eğitim, sağlık, yaşlı ve çocuk bakımı gibi temel hizmetler eşit, nitelikli ve parasız olmalıdır.
>> İşten çıkarmalar yasaklanmalı; çalışma süresi ücret kaybı olmadan düşürülerek yeni istihdam yaratılmalıdır. Güvencesiz kölece çalışma, iş cinayetleri, MESEM sömürüsü ve çocuk işçiliği son bulmalıdır.
>> Grev yasakları ve sendikal engellerle emekçilerin eli kolu bağlanıyor. Örgütlenmenin önündeki tüm engeller kaldırılmalı, grev yasakları sona erdirilmelidir.
>> Sermayenin iktidarı IMF ve patronların emriyle asgari ücreti belirliyor. TÜİK’in sahte enflasyon verileri ile çalışanların büyük bölümü asgari ücret adı altında sefalete mahkûm ediliyor.
>> Emekliler adeta bir yük olarak görülerek ölüme terk ediliyor. Herkes için insanca yaşanabilir gelir bir hak olarak güvence altına alınmalı, asgari ücret insanca yaşanabilir ücret olarak belirlenmelidir.
>> Elektrik, su, doğalgaz ve internet zamları sınırlandırılmalı; kiralar denetim altına alınmalı; temel gıdada KDV %1’i geçmemelidir.
>> Geliri olmayan herkese asgari ücretin yarısı kadar yurttaşlık hakkı geliri verilmelidir. Hiç kimse yoksulluğa ve çaresizliğe mahkûm bırakılmamalıdır.
>> Kredi ve kart faizlerine üst sınır getirilmeli; 2 milyondan fazla yurttaşımızın borçları yeniden yapılandırılmalı, borç faizleri tamamen silinmelidir.
>> Ekmek ve adalet için herkese insanca yaşanabilir gelir sağlanmalıdır.
Emekçilere, kadınlara, gençlere, üreticilere, halka düşman bu sömürücü düzenden, tek adam rejiminden birlikte mücadele edersek kurtulabiliriz. Bu düzen halka düşman. Birlikte mücadele edersek değiştirebiliriz! Emeğimiz için, alın terimiz için, memleket için tüm halkımızı bu mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz. Türkiye’yi emeğin Türkiye’si olarak yeniden kuracağız. Çözüm SOL’dadır! Kaynaklar halka harcandığında ekmek de, adalet de, insanca yaşam da mümkündür."


